SMA Sendromu, nadir görülen sindirim sistemi hastalıklarından biridir. Süperior Mezenter Arter (SMA) Sendromu, diğer adıyla Wilkie sendromu, duodenumun (onikiparmak bağırsağı) damarlar arasında sıkışması sonucu gelişen ciddi bir rahatsızlıktır.
SMA sendromu, ince bağırsağın ilk kısmı olan duodenumun, aort ve süperior mezenter arter arasında sıkışmasıyla ortaya çıkan nadir bir bağırsak tıkanıklığı türüdür. Bu sıkışma, sindirim sisteminde mide bulantısı, kusma, kilo kaybı ve karın ağrısı gibi belirtilere yol açabilir. Genellikle hızlı kilo kaybı, uzun süreli yatak istirahati veya anatomik faktörler bu sendromun gelişmesine zemin hazırlar.
SMA sendromu belirtileri, çoğunlukla sindirim sistemine ait yakınmalarla ortaya çıkar. En sık gözlenen belirtiler şunlardır:
Bu belirtiler, sendromun ciddiyetine göre hafif ya da şiddetli seyredebilir.
SMA sendromunun teşhisi, dikkatli bir klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemleri ile konur.
1) Tanı Süreci
Tanı süreci aşağıdaki adımları içerir:
Hasta öyküsü ve fizik muayene: Kilo kaybı, beslenme öyküsü ve şikâyetlerin detaylı sorgulanması.
Endoskopi: Duodenumun sıkışma bölgesinin değerlendirilmesi.
Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve MR Anjiyo: Damar açılarının ölçülmesi ve duodenumdaki sıkışıklığın gösterilmesi.
Baryumlu grafi: Bağırsakların görüntülenmesiyle tıkanıklığın tespiti.
SMA sendromu tedavisi, hastalığın şiddetine göre değişkenlik gösterir.
Konservatif (cerrahi dışı) tedavi
Yüksek kalorili beslenme ve kilo aldırıcı diyet
Nazogastrik tüp ile mide boşaltımı
Pozisyon tedavisi (yan veya yüzüstü yatış)
Damar içi sıvı ve beslenme desteği
Cerrahi tedavi
Konservatif yöntemlere yanıt alınamadığında tercih edilir.
En yaygın cerrahi yöntem laparoskopik duodenojejunostomidir.
Ameliyat planlanan hastalarda, cerrahi öncesi endoskopi büyük önem taşır. Endoskopi ile:
Duodenumun sıkışma noktası net olarak görülür.
Eşlik eden gastrit, ülser gibi ek sorunlar araştırılır.
Ameliyat planlamasında yol gösterici bilgiler elde edilir.
SMA sendromu ameliyatı, duodenumun süperior mezenter arter ve aort arasındaki basınçtan kurtarılmasını hedefler. Geleneksel açık cerrahilerin yerini, günümüzde minimal invaziv yöntemler almıştır.
Ameliyatın genel basamakları şunlardır:
Genel anestezi altında işlem yapılır.
Laparoskopik yöntemle karına küçük kesiler açılır.
Duodenumun sıkışan kısmı bypass edilerek jejunumla birleştirilir.
Böylece sindirim sistemi yeniden düzenlenir ve tıkanıklık ortadan kaldırılır.
Cerrahi tedavide en sık kullanılan yöntem laparoskopik duodenojejunostomidir. Bu operasyonun avantajları şunlardır:
Bu yöntem, hem etkinliği hem de hasta konforunu artırması nedeniyle dünya genelinde en sık tercih edilen cerrahi yaklaşımdır.
1) SMA sendromu ölümcül müdür?
Tedavi edilmezse ciddi beslenme bozukluklarına yol açabilir. Ancak cerrahi tedavi ile yaşam kalitesi yükselir.
2) Ameliyat sonrası tekrarlar mı?
Başarılı cerrahi girişimlerde tekrarlama oranı çok düşüktür.
3) Ameliyat sonrası ne zaman normal beslenmeye başlanır?
Genellikle birkaç gün içinde sıvı gıdalarla başlanır ve kademeli olarak normal beslenmeye geçilir.
4) Ameliyat riskli midir?
Her ameliyatta risk vardır ancak laparoskopik yöntemle bu risk minimum düzeydedir.
5) SMA sendromu kimlerde görülür?
Genellikle genç erişkinlerde, hızlı kilo kaybı yaşayanlarda ve uzun süreli hareketsiz kalan kişilerde görülür.
SMA sendromu, nadir fakat ciddi sonuçlar doğurabilen bir hastalıktır. SMA sendromu belirtileri doğru şekilde değerlendirildiğinde ve erken tanı konulduğunda, tedavi şansı oldukça yüksektir. Konservatif tedavilere yanıt vermeyen vakalarda SMA sendromu ameliyatı, özellikle laparoskopik duodenojejunostomi, en etkili ve güvenli çözümdür. Doğru merkezlerde, deneyimli cerrahlar tarafından uygulandığında hastalar kısa sürede sağlığına kavuşabilir.